Kullanıcı Adı : Değerli Edebi Metin müdavimi. Sitemizde Şiir, Hikaye ve Deneme eklemek ve eklenen içeriklere yorum yapmak için ÜYE olmanız gerekmektedir.
Şifre :
 
Üye Ol   Şifre Gönder
6071 Şiir, 93 Hikaye, 340 Deneme, 68 Blog bulunmakta.
Aşk Üzerine Yanılgılar { 374 }
Deryalım (Derya Cengiz)
11.09.2009 06:21:01 tarihinde eklendi ... Kez Okundu

Aşk üzerine yanılgılarDün akşam, güneş çoktan uykuya geçip, nöbeti aya bıraktığında, birkaç dostla beraber, bir mekanın kapısından içeri girdik. Herkesin burcu o saatten sonra aynı oluyor. Artık koç, başak, balık, ikizler gibi ayrım yok.

İnsanoğlu her yere uyum sağlıyor. İçerde bilmem kaç desibel müzik var. Kulak kulağı duymuyor, yine de hepimizde bir konuşma hevesi, önlemek mümkün değil. Yüksek sesle, bağıra bağıra, çok önemliymiş gibi, gereksiz konuları tartışıyoruz.
Bulunduğumuz ortamda olaylar böyle sürüp giderken, barın kapısı açıldı. İçeriye 4 kişi girdi. Ancak öyle dikkat çekiciydi ki, bir an herkes sustu. Müzik üstü uğultu kesildi. Birkaç dakika mekana yeni girenler süzüldü. Ciddi göz taraması yapıldı. Ve birden, sanki orkestra şefi elini kaldırmışta, tüm ekip çalmaya başlamış gibi, tüm masalardan tekrar uğultu yükselmeye başladı. Tek fark, artık herkes içeri girenler hakkında konuşuyordu. Böyle diyerek durumu hafifletmeyeyim, doğrusu, ortada kocaman bir kazan, içinde dedikodu kaynıyordu.
Son gelelerin ikisi bayan ama öyle böyle değil, inanılmaz güzellikteler. Manken gibi vücutlar, gibisi fazladır belki de gerçekten mankendirler, ben magazin seyretmediğimden tanımıyor olabilirim. Her neyse, sonuçta iki hanım da güzel ve havalılar. Saçlar, kuaförden yeni çıkmış gibi, uçuşuyor. Giysilere gelince, ortada pek giysi yok aslında, biraz geniş kesilmiş bikini gibi, sanırım bütün dikkati çeken de kıyafetlerdi. Bayanların baştan aşağı süzülmesi bitince, gözler yanlarındaki iki adamlara kayıyor doğal olarak. Tüm grubu irdeleyip, gözlemleyip, iyice seyreden ve bara daha önce gelip oturduğu için, sanki mekanın sahibiymiş gibi rahat davranan müşteri güruhu, derhal konuşmaya başladı.
O kadınların, yanlarındaki adamlarla neden birlikte olduğuna dair fikirler havada uçuşuyordu. Mekandaki tüm hanımlar, o iki güzel kadını; beyler ise, o kadınların yanındaki adamları için için kıskandılar. Ben bile, “hey yüce Allah’ım, hikmetinden sual olunmaz ama, bunlar kadınsa, beni hangi kategoride yarattın” diye düşündüm. Dedikodu kısmına katılmadım, ancak dinledim.
Toplum olarak, elimizde bir önyargı bayrağı, gelip geçene sallıyoruz. Kimse o çiftlerin gerçekten birbirlerine aşık olduklarını düşünmedi. Kadınların, adamların parası için birlikte olduğu konusunda hemfikirlerdi. Aldı beni bir düşünce, gerçekten her şey dış görünüş mü?
Güzel bir kadın ile çirkin bir adamın aşık olma ihtimali yok mu? Tam tersi, çok yakışıklı bir adam, çirkin bir kadını sevemez mi? Bana göre sever. Güzellik, yakışıklılık gibi kavramlar, ilk anda çok önemli olmakla beraber; bir ilişkiyi devam ettirmeye yetmezler. Güzellik eskir, alışır insan, değerini kaybeder. Aşkı var eden ve yürüten yüreklerdir, düşünceler, paylaşmak ve anlamaktır.
Tabularımızı yıkamadık. Her şeyin bir kuralı varmış gibi, ilişkileri de kendimizce sınıflandırdık, etiketledik, şartlara bağladık. Dışarıdan çok uyumsuz gibi duran çiftlerin, evlerinde kapılarını kapatınca ne yaşadıklarını bilmeden, genel geçer kurallar oluşturduk. Bunlar yanlış! Her aşkın, her ilişkinin kendine özgü bir tadı var. İçinde değilsen, yaşamıyorsan, dışarıdan anlamak da mümkün değil. Biraz açmak lazım gönül penceresini ve kırmak lazım toplum olarak tüm önyargıları, kıskançlık duygusunu ve bir de dedikoduyu. Görünenin ardında olanlara saygı duyup, tüm ilişkileri anlamak, empati kurmak gerek. Daha ötesinde, aslına bakarsanız, bize ne? Kendimizi hakim yerine koyup, acımasızca infaz verirken, hiç aklımıza gelmez mi acaba, gün gelir devran döner, biz de aynı yere düşeriz diye?
Sonuçta, aşkın kuralı olmaz. Gönül kimi severse güzel odur. Herkesin bir sebebi vardır sevmek için ve bu sebep çoğunlukla üçüncü kişiler tarafından anlaşılmaz. Aşk yargılanmaz. İçinde sevgi olan her şey değerlidir. Bırakalım güzeli, çirkini, kim neden kiminleymiş demeyi, söz konusu aşksa, gerisi teferruattır!
  Kaynak :  Alıntıdır ...

  BU BLOG'U SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE PAYLAŞ



  BU BLOG'A SİZDE YORUMDA BULUNUN

Bu BLOG'a yorum yapabilmek için Üye olmalısınız ...!

  BU BLOG'A YAPILAN YORUMLAR

Cem Özüak
Fikiroloji
Emrah Sağlam
Kronik Yazar
Güzin OSMANCIK
Bab-ı Alem
Rahrev Berka
Yanlızlık Senfonisi
Semra KARA
Melankolik Aşık
Tuğba Erdoğan
Gökkuşağı
umtbhr123
safiye
HayriyeYılmaz
ela18
Devede Kulak
AS
Sevgi
Sosyo
wissam
dvztxlmpxf
Albert Einstein'dan Allah'ın Varlığı Hakkında Yorumu - 2474
Sevginin Gücü - 2324
Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim! - 2255
Mutlu Ol ! Bu bir emirdir ... - 2032
Sen de Bir Hayalin Bittiği Yerdesin! - 1768

SON ŞİİR YORUMLARI
SON HİKAYE YORUMLARI
SON DENEME YORUMLARI
SON BLOG YORUMLARI

ANA SAYFA KİTAP DUNYASI ÖLÜMSÜZLER HABERLER DENEMELER HİKAYELER ŞİİRLER İLETİŞİM

(c) Edebimetin.com, 2009. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebimetin.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir, hikaye, deneme, blog, makale, video vb tüm kaynakların telif hakları şair-yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Web Tasarım & Yazılım | Mahmut TEMUR HOSTING