belki bi mucize olur, ve beklemedigim cümleler kurarsin, bu kez farkli
gerekçeler sunarsin diye gözlerine bakardim ve neden derdim sana...
her defa "bu kez baska " diye yasadigin asklarin upuzun listesine niye beni
koymadigini merak ederek sorardim...
dokundugumda içini titretirken ben, neden sadece elini tuttugumda bunu
basaramadigimi merak ederek sorardim...
son bi kurtulus haberi bekler gibi agzinin içine bakarken ben, agzindan
çikacaklar benim senelerimin açiklamasi olabilicekken, belki de tek bir
kelimeyle ruhumu özgür birakabilicekken sen, geçerli bi yalan arardin
cevap vermek için...belki bulurdun... ama bana söylemezdin...
sana bagirmam, sürekli neden die sormam, gerçeklerle yüzlesebildigimin
senden en azindan bu konuda daha güçlü oldugumun kanıtı değilldi , aksine
elimi tutman düserken beni birakmaman içindi...
bir zaman susardin...
sonra konusurdun...
içinde aşkı hiç bilmeyen baska bir yönün baska bi ruhun oldugunu
söylerdin... içindeki baska adamin önündekinin çekiciliginden vazgeçemedigini,
hayatin küstahliklarinin seni belki de bu hale getirdigini söylerdin...
bosluga bakar gibi uzun bir süre bakardim yüzüne..
yanimdayken sen o kadar masumdun ki.
çirilçiplak yatarken, hiç yadirgamadan oldugun gibi ortalikta dolasirken,
hatta çiglik atarken o kadar masumdunki...
bütün bu hallerinin ardinda yatan gerçegi, o " baska adam "in kafasindan
geçenleri bilmeyi o kadar çok isterdim ki...
çekinmeden konusurdumm karanliklarla sen diye... yüzünü ufak bir isigin merkezinde canlandirir, gözlerine bakar gibi
konusurdum sen diye karanliklarla...
sesim tükenince,gücüm bitince kalkar isigi kapatirdim...
isik giderdi...
sen giderdin...
hangisi daha özel diye kavga ederdim kendimle hep..
bütün çiplakligiyla iki insanin sahici olan düslerini, hissedilebilen acilarini
paylasmalari mi...
yoksa bi anlik hevesle daha mahrem olan zevklerii, tirnak izleriyle,dis lekeleriyle, çigliklarla , kulaklari tikamadan somutlastirmak mi? hangisi daha yapiskan bi günahti ?
ben hep tirnak izlerinden yana kullanirdim bu sorunun cevabini...
digerini seninle yasamayi hiç bilmiyordum çünkü...
ki ben zaten o günden sonra hep önce senin nefesini çektim içime...
hep senden kalan tatla yemekler yedim...
senin teninle dokundum her yere...
hayatla en büyük çeliskim senin benden ayri bi varlik olmandi...
senin bensiz zevk alman, bensiz yasaman, bensiz ölücek olman, ama hepsinden çok tavirlarinla bunu dogruluyo olman kirardi incitirdi beni...
o yüzden en zayif anlarinda yakana yapisir neden diye sorardim sana...
karanlik yüzüne, ruhundaki o baska adama sorardim...
belki bi mucize olur, ve beklemedigim cümleler kurarsin,bu kez farkli
gerekçeler sunarsin diye gözlerine bakardim ve neden derdim sana...
susardin...
ben aci çekerdim...
geçmisin batagindan çikamazdi ayaklarim, tek bir adim atamazdim...
sen ruhumu özgür birakicak, senelerimi anlasilir kilacak o tek kelimeyi söyleyemezdin..
"asik değilim sana" demezdin, diyemezdin...
bunu zaten bilen, ama duymadan gerçekliginin ayirdina varamayan ben
bosluga bakar gibi bakardim suratina...
...
"sonunu bilselerdi, deselerdi birgün hayatindan tek kelime etmeden çekip gidecek.. tercih yap... sen çek git deselerdi...
hangisini seçerdimmm saniyorsun?
tirnaklarimi batirirdim tenine... yine ben seni seçerdim...susan cevaplarini,günahlarin en koyusunu, ben ruhundaki o "baska adami" seçerdim...