SIZINA... acısız hayat ,erken bir ölümdür. ''o'' özü direnen , ölümlü bir aylaklık hali.. ham sevinçler sunuyor. olgunlaşmış hüzün ikliminde. kendine sızıyor. ekmeğini diil hayatın, şarabını ayırıyor, kendine. nilkotin kokuyor doğumları ışığı sönük akşamlar geçiriyor, ağır ağır batıyor kendi gündüzünde… yitirdikleri oldu, kazandıklarında. kaybedişi de oldu, kayboluşunda. anımsadıkları da oldu hatırlamadıklarında. unutmuşlukları da oldu sağ/rımsadıklarında. ''acı'' kendine sızıyor şimdi! nişangah aynasında... bize acıyor... vurmuşlukları oldu , sevdasına vurulmuşluklarıda. ölümüde oldu, kedere yeni doğumlarıda bekleyiş de oldu gelişiyle yeni bir yıkım. kendine hiç birşey oldu yalnızlığında herşey. 'bul'un/masına ihtiraslarda olurdu ,aldatmalarında bağlılığında ,emanet emanetinde ihanet. tarihinde 'soy' kırımında hançer ve zehir. yutuluyor ateş , ateşiyle ,son yangınlarında… depremleride oldu şiddeti bilir-i de. selleride de oldu ağlayış yoğuşmalarında. sağlamlığıda oldu duruşlarında zemininde kaygan. sonluğuda oldu bitmeyişlerinde size ve bize! yakışmışlığı da oldu, anlatılmaz ama anlaşılır sevimsizliğide.