Kar tanesi gülümsüyor yüzüme. Bir dal parcasının bile olmadığı bir yerde. Kayaların üstünde oturuyorum aşağısı uçurum hafifte bir rüzgar esiyor. Bir elimde sigaram bir elimdede küçük bir taş parçası, dalıyor gidiyorum ıssız bucaksız bu çölde irkiliyorum birden ve sen beliriyorsun sanki ileride. Elimdeki taş parçasıyla sanki o anı bidaha yaşayamıcakmışım gibi gördüğüm silüeti çizmeye başlıyorum yere ölümsüz ol istiyorum. Rahat bırakmıyor rüzgar alıp götürüyor seni benden yine un ufak ediyor herbirkareni ve bir ses fısıldıyor sanki kulağıma daha yolun uzun ve ben sana çok zorum diye. Anlam veremiyorum düşünüyorum ama ne çare! Aklım bana akıl oyunları oynuyor sanki göstermiyor bir yol bir çözüm , sende benden herseferinde saklanıp kaçıyorsun. Gördüklerim sadece nur gibi parlayan bir beyazlık, o bile ne kadar güzel olduğunun ipucunu veriyor sanki. Şuan üstümde duran beni deli gibi yakan dünyadaki en görkemli parlaklığa sahip güneş gibi!!