Avuç içlerine bakarak hayaller kuran bir çocuk olmak.. hayatın işte tam can damarında sisli ve puslu zaman koridorunun içinde sanki hep aynı yerde durmaya kararlı akrep yelkovanın gözünün içine bakarken dalıp gitmek.. Mutluluk sana yabancı gözlerle bakarken bir yanında sakladığın şeffaf inci tanesi gözyaşlarınla dolu dolu gülen gözlerinle ağlamak loş koridor boyunca gözyaşları ayakları altından geçerken bir yandan da çevreyi kolaçan etmek... zaman koridorunda büyürken yanında zamansız duran yelkovanlarla birlikte yankılanan çığlıkları duymak.. sessiz çığlıkların yankılanan koridorda geçip gitmesi bekledikçe kanayan sızıların kalbini alıp götürmesi... çocukluğuna karışanların biriktikçe çoğalması elde olmayan sürüklenmeler.. ..sürüklenmeler kötüdür çünkü elden bırakmışlıktır.. sen olmayan bir sen doğar hiç bir şey anlamadan başıboş sürüklenirken..