Yazmak, yazabilmek hiç de basit bir eylem değildir..kimi zaman içindekilerinin, kağıda dökülmek istenenlerinin ağırlığını kelimeler tarafından taşınıp taşınamıyacağı kaygısı bir sancı gibi girer ta kalbinin orta yerinden.. sürekli kurulup bozulan cümleler vardır.. sancılı geçer zaman.. koşmak istersin kelimelerle aran düzelinceye kadar..konuşamazsın boğazına düğümlenen kelimelerden söyleyeceğin her şeyi teker teker susmak istersin. Suskunluğa sığdıracaklarının, sözlerle; boş sayfayla ifade edeceklerinin, yazıyla heba olmasından korkarsın. ..Düşünüp içine atmanın, susup içinde saklamanın doğru olduğuna inanmaya başlarsın. Belki öyle kabullendiğinden değil, doğru harfin damarlarından parmaklarına doğru bir türlü akmamasından, doğru cümlenin sayfada bir türlü yerleşmemesinden, kelimelerin yerlerini tayinde içine düştükleri kararsızlıktan gelen bir isteksizliktir bu.. ama eninde sonunda dönersin ait olduğun yere terketmez bir kere girdi mi yazma sevdası hele bir de okuyorsan o zaman yandın demektir ruhunu teslim etmen gerekir yazamadığın her satıra.. satırlar birikir doğranırsın satır satır satırlarda.. .