İLETİŞİM
RADYO
GALERİ
HABER
KİTAP
ANTOLOJİ
VİDEO
BLOG
DENEME
HİKAYE
ŞİİR
ANA SAYFA
Kullanıcı Adı
:
Değerli Edebi Metin müdavimi. Sitemizde Şiir, Hikaye ve Deneme eklemek ve eklenen içeriklere yorum yapmak için ÜYE olmanız gerekmektedir.
Şifre
:
Beni Hatırla
Üye Ol
Şifre Gönder
ASP.NET
6077
Şiir,
93
Hikaye,
344
Deneme,
69
Blog bulunmakta.
Coşkun Irmak-1
{ 199 }
Ömer Faruk Hüsmüllü
(Ömer Faruk Hüsmüllü)
25.12.2011 23:30:10 tarihinde eklendi ...
Kez Okundu
Hayrettin, kendi öksürüğüne uyandı. Yatakta doğruldu, birkaç kere daha öksürdü. Üzerindeki yorgan aşağıya kaymıştı. Eğildi, aldı ve yorganı üzerine çekti.
“Az kaldı, seni yakında bırakacağım lanet şey!” dedi sigaraya. Bu kaçıncı deyişiydi, o da bilmiyordu. Sigaradan kaynaklanan öksürük, artık gece uykularını bölmeye başlamıştı.
Gece sabaha dönüşmeye çalışıyordu. Karanlıkla aydınlık arasıydı. O nedenle daha erken olduğunu anladı. Tekrar yatağa uzandı, yorganı başına çekti. Üç-beş dakika uyuma umuduyla bekledi. Boşuna beklemişti. Uyuyamayacaktı. Kalktı, odadan salona geçti. Oradan da balkona çıktı.
Sokağa baktı. İn cin top oynuyordu. Sokakta ne bir araba ne bir insan vardı. Hatta son zamanlarda sayıları artmış olan sokak köpekleri bile yoktu. Baktığı yerde sanki hayat donup kalmıştı; tıpkı kopan bir filmin son karesi gibi. Sadece, -eğer buna da hareketlilik denirse- rüzgarın hafifçe oynattığı birkaç yaprak kıpırdıyordu. Tekrar içeri girdi..
Üşümüştü. Mutfaktaki kombiyi çalıştırdı. Birkaç dakika sonra evin içi ısınırdı. Bu doğalgaz ve dolayısıyla kombi doğrusu büyük rahatlıktı. Kovalı sobalarla, kuzinelerle ısınmak için az mı uğraşırlardı. Sabahleyin kalkınca sobanın külünü temizleyeceksin, alta tahta parçası ve biraz ince odun, onların üzerine de kömür koyacaksın. Bir kağıt parçası ile alttan bunları tutuşturacaksın. Öyle bir kerede yakmak marifet isterdi. Münevver yakardı, ama Hayrettin için aynı şeyi söylemek mümkün değildi. Bu tür işlerde beceriksizdi. Sobayı temizlerken etrafa külleri döker, defalarca kağıt yakıp sobayı tutuşturmaya uğraşırdı. Çoğunlukla Münevver imdadına yetişirdi. Gerçi o da evin içine dökülen küller nedeniyle biraz söylenirdi, ama olsun.
Hayretttin 55 yaşındaydı. Beş sene önce karısı Münevver’i kaybettiği için yalnız başına yaşıyordu. Münevver öldükten sonra evde hemen hemen hiç değişiklik yapmamıştı. Her şey onun bıraktığı gibiydi. Tabii evin toz içinde olması hariç.
Salondaki masaya oturdu. Masanın üzerinde bir paket sigara, çakmak, kül tablası, iki tane kirli çay bardağı, akşam yemeğinden kalmış ekmek kırıntıları, katlanmış bir gazete, tuzluk, kullanılmış bir çatal, hatta bir de boş ilâç kutusu vardı. Eli sigaraya gitti. “Kahvaltı etmeden içme şu meredi!” dedi kendine. Kalktı mutfağa gidip ocağı yaktı, çaydanlığı üzerine yerleştirdi. En az beş-altı dakika sürerdi suyun kaynaması. Demlemek için de birkaç dakika isterdi. Demek ki on dakika kadar beklemesi gerekecekti.
Salona dönüp, vitrindeki nişanlıyken çektirdikleri fotoğraftaki Münevver’le konuşmaya başladı. Bunu son günlerde sıkça yapar olmuştu: “Hani birbirimizi hiç terk etmeyecektik? Beni bıraktın gittin Münevver. Senden bir gün bile ayrı kalamayacağımı sanıyordum. Oysa tam beş sene, evet beş koca sene geçmiş sensiz.”
Hayrettin liseyi bitirdikten sonra iki sene orda burda çalışmış, sonra da askere gitmişti. Askerlik dönüşü vergi dairesinde bir işe girmişti. Bir gün işten eve dönerken evlerinden bir sokak ötedeki iki katlı bir evin önünde komşularının yedi yaşındaki oğlu Kenan’ın bir genç kız ile konuştuğunu gördü. Önce dikkatini çeken Kenan’dı. Buralarda ne işi var, diye düşünmüştü. Sonra kıza da dikkatlice baktı. Çok, ama çok güzel olduğunu görünce adeta heyecandan dizlerinin bağı çözüldü. Adımlarını yavaşlattı. Yanlış anlaşılır diye korkudan baktığını belli etmemeye çalışıyordu. Bir ara kız ile gözgöze geldi. Bu sadece bir anlıktı. Kız başını önüne eğip evinin kapısına doğru yönelmişti bile…
Münevver’le olan ilişkisi böyle başlamıştı. Eve geldiğinde gözlerinin önünden uzaklaştırmaya çalıştığı bu güzel kızın hayali, daha sonraki günlerde de onunla beraber olacaktı. Artık işe giderken ve gelirken o evin önünden çok yavaş adımlarla geçiyordu. Belki gene görürüm umudu vardı içinde. Nedense bu umut hiç gerçeğe dönüşmüyordu! Çünkü bir hafta olduğu halde, bu güzel kızı bir daha görememişti. Bir yol aradı ve buldu. Kenan ile konuşacaktı.
Yolda Kenan’a ilk rastladığında küçük çocuğun başını okşadı ve:
-Kenan, sana bir şey soracağım, ama bu sorumdan kimseye bahsetme.
-Tamam.
-Şu aşağıdaki sokakta bir kızla konuşuyordun. Kimdi o?
-Hangi kız Hayrettin abi?
-Hani iki katlı evleri var.
-Münevver abla mı?
Böylece adını da öğrenmişti. Bu konuşmadan üç gün sonra, iş dönüşü Münevver’i evlerinin camını silerken gördü. O da Hayrettin’i görmüştü. Ancak, kaçamak bir bakıştan sonra camı kapatması ve tülü çekivermesi, Hayrettin’in açısından biraz üzücüydü.
Bir kısa mektup yazdı. Yanlış anlaşılmamasını, niyetinin ciddi olduğunu, görüşmek istediğini, Pazar günü öğlenden akşama kadar parkta onu bekleyeceğini mektupta belirtti. Şimdi yapılacak iş, Kenan’ı bulup bu mektubu Münevver’e vermesini sağlamaktı. Kenan’ı bulması uzun sürmedi; çocuğun eline biraz para sıkıştırdı ve mektubu Münevver’den başkasına vermemesi için de sıkı sıkı tembihledi. Kenan mektubu cebine koyup gitti.
Heyecanlı bir bekleyiş başlamıştı. Acaba mektubu almış mıydı? Tepkisi ne olmuştu? Bunları soracaktı, ama Kenan’ı da iki gündür görememişti. Gördüğünde sorularını Kenan’a yöneltti. Küçük çocuk omuzlarını silkip cevap verdi:
-Bir şey demedi Hayrettin abi. Mektubu verdim, geldim.
(Devam edecek)
Kaynak veya Yazar :
Ömer Faruk Hüsmüllü
BU HİKAYEYİ SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE PAYLAŞ
BU HİKAYEYE SİZDE YORUMDA BULUNUN
Bu HİKAYE'ye yorum yapabilmek için Üye olmalısınız ...!
BU HİKAYEYE YAPILAN YORUMLAR
Cem Özüak
Fikiroloji
Emrah Sağlam
Kronik Yazar
Güzin OSMANCIK
Bab-ı Alem
Rahrev Berka
Yanlızlık Senfonisi
Semra KARA
Melankolik Aşık
Tuğba Erdoğan
Gökkuşağı
Lihasa
eselarslan
All2Uslubaş
aksakal
fikirlerekursunislemez
dvztxlmpxf
selçukköroğlu
mehmet
nuri
reksonad
Albert Einstein'dan Allah'ın Varlığı Hakkında Yorumu
- 2842
Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim!
- 2624
Sevginin Gücü
- 2512
Mutlu Ol ! Bu bir emirdir ...
- 2252
Sen de Bir Hayalin Bittiği Yerdesin!
- 1926
Hit Şiir
Hit Hikaye
Hit Deneme
MUTLULUK OYUNU - 3238 Okuma
SENİ SEVİYORUM - 2781 Okuma
KARŞILAŞMA - 2688 Okuma
YANILGI DA OLSA İSTEMEK - 2565 Okuma
BİTEN AŞK - 2450 Okuma
AYNADAKİ GÖRÜNTÜ - 2363 Okuma
SON DURAK - 2361 Okuma
YANILGI - 2354 Okuma
MELEĞİM - 2306 Okuma
ŞAİR - 2292 Okuma
AVUCUNUZDAKİ KELEBEK - 2253 Okuma
YALNIZ BİR KIZIN ACI AŞK HİKAYESİ - 2127 Okuma
Halam - 1971 Okuma
Martıların Hikayesi - 1830 Okuma
Gerçek Aşk - 1801 Okuma
Çatlak Kova - 1738 Okuma
17 Yaşında Bir İntihar Mektubu - 1644 Okuma
Bekleyiş-Aşk - 1503 Okuma
Bir Buket Çiçek - 1502 Okuma
İyi Ki Yaptım - 1462 Okuma
CEYLAN KORYÜREK’İN ŞİİRLERİNDE İMGE BETİMLEMELERİ, EVRENSEL KIMILTILAR - 2278 Okuma
Meçhul Sevgiliye Gönderilmemiş Mektup - 1899 Okuma
YARATIM HAZZI (YONTUCU ) - 1798 Okuma
VAKTİM YOK - 1598 Okuma
Sen ve Sensizlik - 1534 Okuma
Gerçek Dost - 1532 Okuma
Gidenler Ve Kalanlar - 1526 Okuma
Unutulmazım - 1434 Okuma
KADER DİYEMEZSİN, kanıksadın - 1418 Okuma
Beni Kaç Harf Secdin - 1226 Okuma
SON ŞİİR YORUMLARI
KUTLUYORUM... - Seyma Doğru
güzell - gizli
Tavşan Bayırı Aştı - aksakal
selamlar - nurgul
Kelimeler ile dans etmek güzel - sairasi
SON HİKAYE YORUMLARI
süper olmuş - Lihasa
Teprikler ( Saklambaç ) - Onurca
SON DENEME YORUMLARI
süperrrrr yaaaaaa .. - xxmervexx
Hayal gibi - KaaN
slam - wissam
SON BLOG YORUMLARI
Dillerdo - askinersel
güzel - merve ikra
son söze bittim ben - sibelim
ANA SAYFA
KİTAP DUNYASI
ÖLÜMSÜZLER
HABERLER
DENEMELER
HİKAYELER
ŞİİRLER
İLETİŞİM
(c) Edebimetin.com, 2009. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebimetin.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir, hikaye, deneme, blog, makale, video vb tüm kaynakların telif hakları şair-yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Web Tasarım & Yazılım
|
Mahmut TEMUR
HOSTING