Kullanıcı Adı : Değerli Edebi Metin müdavimi. Sitemizde Şiir, Hikaye ve Deneme eklemek ve eklenen içeriklere yorum yapmak için ÜYE olmanız gerekmektedir.
Şifre :
 
Üye Ol   Şifre Gönder
6075  Şiir, 93  Hikaye, 340  Deneme, 68  Blog bulunmakta.
Güneşi İçenlerin Türküsü { 169 }
Edebi-Metin (Edeb Edebi)
01.10.2009 14:02:29 tarihinde eklendi ... Kez Okundu


Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
                         kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
                                      esmer alınlarında
                          bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
                     güneşe giden
                                        köprüden
                                               geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!

Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
                                        yırtarak
                                              gerindik!
Sıçradık;
            şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
            kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
                             şaha kalkan atlarını!
  
                    Akın var
                                güneşe akın!
                        Güneşi zaptedeceğiz
                                güneşin zaptı yakın!
  
Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
                            göz yaşlarını
                                        boynunda ağır bir
                                                                zincir
                                                                    gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
            kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

İşte:
        şu güneşten
                        düşen
                               ateşte
                                    milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
                düşen
                        ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
  
                          Akın var
                                  güneşe akın!
                          Güneşi zaptedeceğiz
                                  güneşin zaptı yakın!
  
Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
                kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
                                               " o an"
                                                    kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
                                            yükseliyoruz
                                                        güneşe doğru!

Ölenler
        döğüşerek öldüler;
                              güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
  
                          Akın var
                                      güneşe akın!
                          Güneşi zaaaptedeceğiz
                                      güneşin zaptı yakın!
  
Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
                    kıvranarak
                                ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
                            emreden!
Bu ses!
        Bu sesin kuvveti,
                             bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
                                                     vuran,
onları oldukları yerde
                                durduran
                                      kuvvet!
Emret ki ölelim
                   emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
           coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!
  
                           Akın var
                                       güneşe akın!
                           Güneşi zaaaaptedeceğiz
                                       güneşin zaptı yakın!
  
  
Toprak bakır
            gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır

  ŞAİR :  Nazım Hikmet Ran

Sitede bulunan tüm " Nazım Hikmet Ran " eserlerini ve bu ölümsüz yazarın biyografisini göster ...

  Eserler bilndikçe değer kazanır. Şiirlerin Şair isimlerini belirterek paylaşılmasında herhangi bir sakınca yoktur.  

 

  BU ŞİİR'İ SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE PAYLAŞ



  BU ŞİİRE SİZDE YORUMDA BULUNUN

Bu ŞİİR'e yorum yapabilmek için Üye olmalısınız ...!

  BU ŞİİRE YAPILAN YORUMLAR

Rumuz : Edebi-Metin
İsmi : Edeb Edebi
Yaşadığı Şehir : İstanbul
Meslek : Web Tasarım
Yazar Köşesi : Şiir
Üyelik Tarihi : 28.09.2009 23:25:14
Bu Şiir  170  Kez Okundu ...
Bu Şiir  10  Puan Aldı ...
AS
erenakarsubasi
esse
Kadriye
çalıkuşu
DJ_NİHAT
Ozan_25
adrgth
Albert Einstein'dan Allah'ın Varlığı Hakkında Yorumu - 2476
Sevginin Gücü - 2325
Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim! - 2257
Mutlu Ol ! Bu bir emirdir ... - 2035
Sen de Bir Hayalin Bittiği Yerdesin! - 1770
Bir gün Peygamberimiz Ziyaretinize Gelse!!! - 1721
Kıskançlık ! - 1612
Baba-Kız Diyalogları ve Zaman - 1439
Ayrılık Acısı Nasıl Geçer ? - 1319
Aşk-ı Hakiki - 981


ANA SAYFA KİTAP DUNYASI ÖLÜMSÜZLER HABERLER DENEMELER HİKAYELER ŞİİRLER İLETİŞİM

(c) Edebimetin.com, 2009. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebimetin.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir, hikaye, deneme, blog, makale, video vb tüm kaynakların telif hakları şair-yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Web Tasarım & Yazılım | Mahmut TEMUR